Şifremi unuttum ! Siz de bize katılır mısınız ? Kayıt Olun
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
Üye Menüsü
Kavgamız(!) PDF Yazdır E-Posta
Yazan Ozan Elmir Abbasoğlu   
Salı, 24 Kasım 2009

Birkaç yıl önce Gazi Mustafa Kemal ‘’ İstanbul’da çıkan bir dergiyi Kaşgar’daki bir Türk de anlayacaktır’’ dediğinde pek çok insan bu sözlerin bir hayalden ibaret olduğunu düşünmüştü. Ve hatta Kaşgar`ın tam olarak neresi olduğundan haberi olmayanlarımız bile vardı…

İstiklal savaşı kazanılmış, Batı Türkistan yayılmacı güçlerin sömürüsünden kurtulmuş, bedhah komşuların Türk yurduna göz dikme, el uzatma çabaları boşa çıkmış ve hepsi teker teker geldikleri gibi defolup gitmişlerdi. Türk milleti yüzyıllardır mumla aradığı ve yüzbinlerin canı pahasına elde ettiği refah ve mutluluğu bir daha kimselere kaptırmayacaktı. Ama…

Ama bazı şeyler vardı kimsenin aklına gelmeyen. Bazı kimseler vardı ölümlerin, savaşların, acıların ve çaresizliğin getirdiği bunalımla hatırlanması pek kolay olmayan. Bazı topraklar vardı Anayurt diye ecdatlarımızın kafamızın bir köşesine ebediyen hakkettiği ama nerede olduğunu bir türlü bilemediğimiz, sadece hayal gücümüzle çizdiğimiz resimlerden oluşan…

O bilinmedik topraklarda yaşayan bilinmedik insanlar nasılsa yabancı gelmiyordu bize. Dilleriyle, kültürleriyle, yaşam biçimleriyle velhasıl herşeyiyle bizi, kendimizi andırıyorlardı. Türkiye`nin zor günlerinde Sakarya`ya, Çanakkale`ye Türklüğün son kalesi uğrunda can vermek için dikenli telleri zorla aşıp gelenler de vardı içlerinde, gelemeyip yardımı dokunsun diye takısını, bileziğini müstakbel şehitlerle gönderenler de. ‘’Biz buradayız, can kardeşler,aynı Enver Paşa`nın orada, dağlarımızda ölmeye ant içtiği, rus makinalısına yürüdüğü gibi’’ demek için, yazacakları destanın torunları tarafından gururla okunabilmesi için gelmişlerdi. Kimdi onlar? Arkalarına bile bakmadan yurt ve şeref için ölüme yürüyen birer kahraman mı? Belirsiz mezarlarda anılmadan yaşamayı kendilerine vazife edinmiş birer şanlı çeri mi? Yoksa yavrularının var olması için duraksamadan hayata elveda diyecek onur ve cesarete sahip birer arslan mı? Bu sorulara bir çok cevap verilebilirdi.

Ama büyük Atatürk onları tek bir sözcükle tanımladı…’’Türk’’ dedi onlara… Ve ekledi:

-Türk budur: Yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir.

O yıldırım ki adalar denizinden Altay dağlarının daha ötesine kadar uzanan sonsuz bozkırların efendisi oldu. O kasırga ki kulak çınlatan haykırışlarla yağıları ürke düşürdü. O güneş ki ilimi en hakiki mürşit yaptı. Dünyayı aydınlatmasa bile bizleri aydınlatması yetti O`na. O güneş Türk`ü karanlık ortaçağdan aydınlıklara götürdü. Ufukların ötesinde dili bir, kanı bir, canı bir kardeşlerimiz olduğunu bize anıştıran da O güneşti. Ne yazık ki O güneşin ışınları ufukların ötesine yetişemedi. Nuruyla aydınlatamadı Anayurdu...

Oysa o ellerin aydınlatılmaya ihtiyacı vardı. Esaret zincirlerini eritmek için yüzyıllardır içinde birikmiş öfke ve kin ateşini tutuşturmaya yetecek kıvılcıma ihtiyacı vardı. Soykırımlara uğramanın, sadece Türk`üm dediği için vatan haini ilan edilerek idam edilmenin, şiirinde ‘’Ay-Yıldız’’ ifadesi geçtiği için hayvan trenlerinde ıssız Sibirya çöllerine sürülmenin, yavrusuna anlamını bile bilmediği isimler vermek zorunda bırakılmanın acısını dindirmek için yardım eline ihtiyacı vardı…

Ne yazık ki bu acı haykırışlara kulak vermek için çok geç kaldık. Milyonlarca soydaşımızın tutsak edildiği, kurşunlara dizildiği, öz yurdundan sürüldüğü insanlık dışı katliamları görmek için çok geç kaldık. Stalin, Mao gibi insanlık tarihinin utanç verici katillerinin katlettiği masum insanların cenazesine bile dokunamayan şehit yavrularını teselli etmek için çok geç kaldık. ‘’Farsça okumak istemiyorum’’ dediği için ailesinden alınarak yabancı bir aileye köle gibi satılan ilkokul çocuklarına kucak açmak için çok geç kaldık. Birliğimizden ürperip bizi  Sünni-Şii, Oğuz-Kıpçak, Avşar-Yörük diye ayırmaya çalışanların nifaklarını anlamak, sinemizde yetiştirerek başımızın üstüne kadar çıkardığımız insanların kanındaki ve vicdanındaki cevher-i asliyi tahlil etmek,  istiklalimizden, birliğimizden ve kardeşliğimizden ebediyyete kadar taviz vermeyeceğimizi bütün kainatın duyacağı sesle haykırmak için çok geç kaldık.

Ey Türk evladı! O gün bugündür.   Zaman yurdumuza, milletimize, dilimize, töremize, askerimize uzanan elleri kırma zamanı. Artık yüzyıllardır gözyaşlarımızla büyüttüğümüz intikam çiçeği açsın.  Uğrunda  can vermek için büyütüldüğümüz Türk eli baştan sona ırz düşmanlarının  boyunduruğundan kurtulsun. Bin dört yüz yıl önce olduğu gibi bütün Türkler yeşil kurt başlı Gök Sancak altında birleşinceye kadar yüce Tanrının kutsadığı ulusumuzun bütün gençleri kavgamıza katılsın.

Kavgamız, zalim, yayılmacı,  kanlı politikalarla yurdumuzu ele geçirmeye çalışanlara,  amacı ve niyeti belli dış güçlerin içimizdeki yılanlarına, yalan yanlış söylemlerle gençlerimizin beynini yıkayanlara, yurdumuza yabancı bir ülkenin bayrağını dikerek özgürlükten bahsedenlere,  Kurtuluş savaşı sırasında ülkeden kaçıp kızıl devrimi kutlayan burjuva kölelerinin yolundan gidenlere, duvarlarında eşkıya sureti eksik olmayan sözüm ona özgürlükçü bireylere ve bunlar gibi bizi bizden koparmaya çalışan her türlü gaflet ve dalalet içinde uyuyakalmış çıyanlara karşı verdiğimiz kutsal bir mücadeledir. Türk`üm diyen herkes ya bu kavgada bizimle olacak ya da her şeyden önce yurduna, milletine ve bugün yaşadığı için borçlu olduğu esir bulunduğu ülkenin sarayına baskın yapıp bütün bir ulusu yok olmaktan kurtaran kırk yiğide ettiği ihanetin acısıyla sonsuza kadar kahrolacak.

BÜTÜN TÜRKLER BİR ORDU, KATILMAYAN KAÇAKTIR.

 

 



Favori olarak ekle (10) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 483

  Bu yazıya ilk yorumu yazın

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
BBCode:Web AddressEmail AddressBold TextItalic TextUnderlined TextQuoteCodeOpen ListList ItemClose List
Yorum:

Güvenlik kodu:* Code
Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.

Son Güncelleme ( Perşembe, 03 Aralık 2009 )
 
Merhaba              |  Hoşgeldiniz

TOPLULUKLARIMIZ

ETKİNLİK TAKVİMİ

« < Mart 2010 > »
P S Ç P C C P
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30 31 1 2 3 4

Fotoğraflar


odtu3

Son Yorumlar

Soykırımın Ermenicesi, Besmele...
(ermenice) meds yeghem:büyük felaket
18/02/10 21:09
Devamını oku
Yorumlayan diaspora

TÜRKİYE DE DİNCİ KATİLLER
eline koluna sağlık kardeşim. geçmişteki olaylarlada deste...
06/02/10 06:20
Devamını oku
Yorumlayan Mustafa

22 ÖĞRENCİYE NEVRUZ SORUŞTURMA...
Rektörlüğün demek istediği şu. Pkk bayrağı da olsa hoşgör...
31/01/10 20:03
Devamını oku
Yorumlayan ODTULU

DEVRİMCİLİK VE DEVRİMCİLER
lideri 1955 te amerika piyade okulundan mezun alan ve natoya...
26/01/10 14:10
Devamını oku
Yorumlayan froya

İSTATİSTİK

196 kayıtlı üye
0 bugün
0 dün
0 bu hafta
0 bu ay
En son üye: kunorion offline

SİTEDEKİLER

Şu anda 1 ziyaretçi çevrimiçi
Çevrimiçi Üye Yok