Şifremi unuttum ! Siz de bize katılır mısınız ? Kayıt Olun
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
Üye Menüsü
ANASAYFA arrow YAZARLAR arrow Oğuz Ersagun arrow MİLLÎ İDEOLOJİ VE DÜŞÜNCE YAKLAŞIMLARI
MİLLÎ İDEOLOJİ VE DÜŞÜNCE YAKLAŞIMLARI PDF Yazdır E-Posta
Yazan Oğuz Ersagun   
Pazartesi, 07 Nisan 2008

         İnsanlık ve medeniyet tarihi insanlığı kurtarmak idealiyle yola çıkmış ve bu yolda ortaya attığı fikirlerle dünya literatürüne katkıda bulunmuş nice düşünürle doludur. Bu düşünürlerin ortaya koyduğu fikirlerin birçoğunun hazin sonu ise çöpe gitmek ve kaybolmak olmuştur. Bir kısım fikir, yenilerinin oluşmasına katkıda bulunmaya devam ederken, bir kısmı da yok olmamak için üç-beş dinozorun kafasında can çekişmektedir. En acısı da bu fikirlerin bazıları insanlığı kurtarmaktan ziyade insanların kanını emmiş ve maalesef insanlığı birçok kereler kan göllerinde boğmuşlardır.

         Hâlbuki çıkış noktası olarak insanlığın kurtuluşu idealini almak, doğru bir tercih olsa da, fikir inşaa edilirken düşünürün sahip olduğu millî değerler göz ardı edilmiştir. Bu ideolojiler bir şekilde küreselleştirilirken, savunucularını özelliklerini yansıttıkları kültürden uzaklaştırmış, bu kişiler kendi değerlerinden uzaklaştıkça insanlık idealine ulaştıklarını düşünerek hatanın en büyüğünü yapmışlardır. Her değerden uzaklaşışın insanlıktan uzaklaşmak olduğunu idrak edememişler, dünyaya sahip olma arzusundaki fikir önderlerinin kültürlerine entegre olma bahtsızlığını göstermişlerdir. Kurucuları tarafından kendi kültür öğeleriyle bezenmiş ve o kültür coğrafyasına hitap eden ideolojiler, ne yazık ki farklı kültür vatanlarında ya kan kusturmuşlar yahut da başka kültüre haiz savunucularını, savunulan ideolojinin iklimi kültür öğelerini benimsemeye itmişlerdir. Fikrin lokomotifi olan kişiler kültür istilasını ve tarihlerinin-değerlerinin-kültürlerinin dikte ettiği dünyaya dair projelerini uygulamaya koymuşlardır.

         Şunu açıkça belirtmek gerekir. Bir fikir ortaya konulduğu çağdaki ve coğrafyadaki kültür öğelerini yansıtır. Hiçbir ideoloji beynelmilel yahut âlemşümul olamaz. O halde pratik hayatta uygulanışları da bu karakterleri yansıtır. 

         Fikirleri –ideleri, düşünceleri- ortaya koyarken temel alınması gereken kıstas ideolojinin millî olup olmadığıdır. Bu kıstastan hareket ederken kendi kültür öğelerimizden hareket edildiği unutulmamalıdır. Bu yaklaşımın mantıksal çıkarımı olarak burada öne sürülen fikirler de kendi kültür öğelerimizi yansıtmaktadır. Misal verecek olursak; hem ‘Marxism’ hem de ‘National Socialism’ kendi kültürleri açısından millî ideolojilerdir. Ancak bu iki ideolojide de Alman kültür öğeleri varken, sadece metod olarak farklıdırlar. Maddeye değer veren Batı medeniyeti ve aynileşen Batı kültürlerinin ürünü zıt görünen fakat hakikatte farklılığı bulunmayan bu iki ideoloji de dünyayı kan gölüne çevirmişlerdir.

Bir fikrin millî olması, sadece sahip olduğu kültürden beslenmiş bir düşünürün ideolojiyi kurmasıyla mümkün değildir. Aynı zamanda fikir; kültür öğelerini ve dünya ideallerini de yansıtmalıdır. Millî damgası vurduğumuz bir ideoloji aynı zamanda merkezine kendi kültürünü koymalıdır. Yaptığımız bu genel çıkarımlardan sonra –millî ideolojilerin de kendi anlayışlarından kaynaklanan sapkınlıkları olacağı hatırdan çıkarılmadan- kendi kültürümüz ve inançlarımız neticesinde konuya devam edebiliriz.

Türk Kültürü ve Türk Medeniyeti için ‘millîlik’ sınırlarını şu şekilde çizebiliriz. Öncelikle milletin inançlarıyla ve harsıyla uyum içerisinde olmalıdır. Tarihî bir sorumluluk olarak; insanlığa ve dünyaya sunduğu insanlığı kurtarmak ideali tarihinden beslenmelidir. Bu ideali de Türk Cihan Hakimiyeti Mefkûresi, İlay-ı Kelimetullah ve Nizam-ı Alem olarak çizebiliriz. Buradaki temel felsefenin adil bir biçimde elde edilen hâkimiyetin, insanlara adalet dağıtmak gibi bir ulvî amacı olduğu hatırlanmalıdır. ‘Yaradılanı Yaradan’dan ötürü sevmek’ anlayışı Türk Millî İdeolojileri’nin de vazgeçilmezi olması gerektiğinin altını çizmemiz gerekir.

Millî olduğuna bu kıstaslardan sonra kani olduğumuz ideolojinin farklı fraksiyonlarla –düşünce yaklaşımlarıyla- desteklenmesi gerekir. Bu şekilde ideolojiye katkılar artırılmalı, üretkenlik sağlanmalı, öze sadık kalma da teşvik edilmelidir. Eğer bir ideoloji çağın şartlarına uyamıyor, kendini yenileyemiyorsa ülkülerine ulaşması hayal olmaktan öteye gidemez. Ancak çeşitli fraksiyonlarla ve münevver –aydın- yetiştirmekle ideolojinin sürekliliği ve realitesi korunmuş olur. Fraksiyonların en büyük katkısı da kanaat önderlerinin yetişmesine uygun zemin hazırlamalarıdır. Günümüzde karşımıza çıkan en büyük sıkıntılardan birisinin münevver ve kanaat önderi yetiştiremememiz olduğu hatıra getirilirse, öze sadık düşünce yaklaşımlarının önemi bir kat daha artacaktır. Halkından kopuk, halkını küçük gören, millî olmayan ideolojilerin kölesi olmuş bir bilgi hamalı, ne yazık ki, aydın sıfatına layık görülmektedir. Halka hizmet Hakk’a hizmettir düsturundaki bir kanaat önderi, inanılan millî ideolojinin ülkülerini gerçekleştirmeye yaklaşması ve ideolojinin geniş halk kitlelerine duyurulması anlamına gelmektedir.     

          Millî vasfını verdiğimiz, kendi kültüründen ve medeniyetinden beslenen, dünyanın geleceği açısından merkezine kendi milletinin ülkülerini ve inançlarını koyan bir ideoloji; bu özelliklerini çağa ayak uyduracak medeniyet projeleri ile desteklemelidir. Bunun ön şartı bu davaya samimiyetle inanan, davaya hizmet etmiş kişilerin yaptıklarını unutmadan fikirleri yenileyen insanların inşaasıdır. Yetiştirilecek insanların içinden çıkacak, ideolojiye farklı bakış açıları getirebilecek, kitleleri peşinden koşturabilecek münevverler ise dava adamlarıyla birlikte sözünü ettiğimiz modern medeniyetin kurulmasına ön ayaklık edeceklerdir. Farklı fraksiyonlar, her çağda yenilenecek medeniyet projeleriyle, ideolojinin tarihin çöplüğüne gitmesini, yok olmasını ve güncel olaylara geriden bakmasını engelleyeceklerdir. Gerçek ilericilik ancak bunlarla mümkündür. Yüzlerce yıl öncesinde yaşayıp, kendi kültür ve medeniyetinden beslenerek fikirler üreten ve bu fikirleri ideoloji haline gelen düşünürlerin bütün dünyaya kan kusturan ideolojileri hâlâ revaçta ise ve üzerine herhangi bir şey koymadan çağımızda savunucular bulmakta ise; bunun tek açıklaması bu ideolojinin üzerinden farklı emellerin yürürlüğe konacağıdır. Kendilerine ilerici sıfatını yakıştıran; fakat dünyaya yaklaşık yüz yıl önceden bakanlar, gayr-ı millî ideolojilerini bir kenara bıraksak bile Türkiye’nin meselelerini ihanet içinde çözmeye çalışmaktadırlar. Hakiki gericilik,  çağın olaylarına yüzlerce yıl öncesinden bakmaktır.

         Hasılı; Türk Milleti’nin ve insanlığın geleceği açısından, Türk Kültürü ve Türk Medeniyeti’nden ilham alan, Türk Milliyetçiliği’ni kendi milleti için, “Yaradılanı Yaradan’dan ötürü sevmek” düsturunu da insanlık için gönüllerine yerleştiren millî ideoloji sahiplerinin Erol Güngörler, Galip Erdemler, Dündar Taşerler yetiştirmesi kaçınılmazdır. Bu ideoloji sahiplerinin, öze sadık kalarak yeni düşünce açılımları getirmeye çalışanlara tavrı hoşgörülü, özü bozmaya çalışanlara karşı tavrı da sert olmalıdır. Sayıları bir elin parmaklarını geçmeyen, köhnemiş ideolojileri belki bir nostalji olarak yaşayanlar, millî ideolojilerin rakipleri olamayacak kadar çağın gerisindedir. Azınlık ırkçılığı gibi insanlığa kan ve şiddet getiren bazı mihraklar da millî ideoloji etrafında kenetlenmiş milletin bütün fertleriyle birlikte er geç mezara gömülecektir.

                                                                                    

Oğuz Ersagun 

        

          

          


Favori olarak ekle (55) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 1274

  Yorumlar (2)
 1 Yazan Bu e-posta adresi spam botlar tarafından korunmaktadır, Görüntülemek için javascript açık olmalı. , 01-05-2008 12:33
ellerine sağlık. 
İşte bu yüzden Millet ten gelen, Millet için olan olan fikirler hala çıktığı günkü gibi temiz ve güçlü iken, rakipleri dönüştü , değişti, kirlendi hatta bazıları satıldı, alındı.
 2 Yazan Hakan Kurnaz, 29-06-2008 00:24
peki Türk milletinin önünde bu kıstaslara uygun milli bir ideoloji var mı sizce

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
BBCode:Web AddressEmail AddressBold TextItalic TextUnderlined TextQuoteCodeOpen ListList ItemClose List
Yorum:

Güvenlik kodu:* Code
Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.

Son Güncelleme ( Pazartesi, 07 Nisan 2008 )
 
Merhaba              |  Hoşgeldiniz

TOPLULUKLARIMIZ

ETKİNLİK TAKVİMİ

« < Şubat 2012 > »
P S Ç P C C P
30 31 1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 1 2 3 4

Fotoğraflar


metu/fall

Son Yorumlar

ODTÜ'lü Öğrencilerden Kardeş O...
siz erzurum/şenkaya gelmiştiniz ben bütün ablalarıma ve abi...
16/03/11 23:05
Devamını oku
Yorumlayan mertcan bülbül

DEVRİMCİLİK VE DEVRİMCİLER
yayın organlarından bulduğunuz kulaktan dolma bilgilerle bur...
07/11/10 13:53
Devamını oku
Yorumlayan hackeer

İade-i İtibar
thyo hakkında okuduğun kitapların gerçek olduğunu varsayarak...
03/10/10 03:15
Devamını oku
Yorumlayan EFEKAN DEMİR

BENİM OĞLAN Bİ TANE VURMUŞ
Igrenc bir olay. Babanin ve oglun kalitesi ortada. Gericilik...
22/09/10 18:10
Devamını oku
Yorumlayan Akif Armagan

İSTATİSTİK

199 kayıtlı üye
0 bugün
0 dün
0 bu hafta
0 bu ay
En son üye: Sevoo offline

SİTEDEKİLER

Şu anda 3 ziyaretçi çevrimiçi
Çevrimiçi Üye Yok