23 2007 tarihinde yapılan ODTÜ Şehitlere Saygı Yürüyüşü'nün ardından gelen saldırılara bir yenisi daha eklendi. Bu saldırının mağduru da ben oldum. Bir linç girişimi şeklinde seyreden bu olay Yurtlar Bölgesi otobüs duraklarının hemen yanında, elleri sopalı 20 kişilik bir grup tarafından gerçekleştirildi.
Binlerce öğrencinin, ODTÜ'de İstiklal marşı okumasını ve Türk bayraklarıyla şehitlerine saygı için yürümeseni, yürürken de "ODTÜ'de PKK istemiyoruz! " diye bağırarak tepki koymasını bazı gruplar hiç hazmedemedi. Yürüyüşte toplanan kitleye karşı bir şey yapamadıkları için gözlerine yürüyüşün örgütlenmesinde ve idaresinde çalışan bizleri kestirdiler. Amaç sindirmek ve hesap sormaktı. Yürüyüşün başından itibaren gelen tehditler yüzünden ben açıkçası böyle bir saldırı bekliyordum. Daha 23 Ekim yürüyüşünde o anıtın üstünden ODTÜ'lü binlerce arkadaşıma Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi'ni okuttuğum gün, bu saldırı için birileri gün saymaya başlamıştı. İstedikleri fırsat 4 Aralık salı gecesi ODTÜ'de ellerine geçti. Ben, Arkabahçe'de biri kız 3 arkadaşımla birlikte yemek yerken, orada olduğumu öğrenmişler, Arkabahçe ile Yurtlar bölgesi otobüs durağı arasındaki bölgede pusuya yatmışlar. Biz çıktık, yürüdük, Sunshine ile otobüs durakları arasındaki yolda sonucunda kafama 3 dikişin atıldığı, benim yanımda olan kız arkadaşın koşarken ayağını sakatladığı -halen alçıda- saldırı gerçekleşti.
Bu saldırılarla, özetle, ODTÜ'de Türk Bayrağı ve Mustafa Kemal Atatürk etrafında birleşmiş binlerce kişilik bir öğrenci kitlesine karşı siyasal ya da düşünsel bir etki yapılamadığı için, o kitlenin biraraya gelmesi için çaba gösterenler hedef alınmıştır. Eli sopalı 20 kişinin, çok önceden "faşist" ilan ettikleri bana-bizlere saldımalarının arkasındaki neden budur..
Mustafa Altay Sönmez -ODTÜ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Lisans Öğrencisi-