ODTÜ'nün 2009-2010 Akademik Yılı Açılış Töreninde Konuşan Rektör Prof. Dr. Ahmet Acar Güncel Siyasi Tartışmalara Gönderme Yaparak, YÖK'ü Eleştirdi. Türkiye’nin en eski üniversitelerinden ODTÜ’nün yeni akademik yıl açılış töreninde konuşan Rektör Prof. Dr. Ahmet Acar güncel siyasi tartışmalara gönderme yaparak, YÖK’ü eleştirdi.
Ülke olarak zor bir dönemden geçtiğimizi belirten Acar, “Ülkemizin yasama, yargı ve yürütme erklerini temsil eden en önemli kurumlarını yıpratmaya devam eden iç çatışmalar ve toplumumuzda düşünen, eleştiren kesimleri yıldırma çabaları, diyalog eksikliği önümüzdeki önemli sorunların çözümü konusunda endişe duymamıza neden olmaktadır” dedi. Törende yaptığı konuşmanın büyük bir bölümünde YÖK’ü ve alınan kararları eleştiren Acar, özetle şunları söyledi:
Bugün sağlıklı bir vizyona, etkili liderliğe ve iyi yönetime ihtiyaç vardır. Üniversitelerimiz, ancak katsayı gibi siyasi tartışmalarla gündeme gelen ve sadece lisans diploması kapısı olarak görülen okullar olmaktan çıkarılmalıdır. Bir toplumda veya kurumda liyakatın öne çıkması, yapılan atamaların ve verilen yetkilerin, akraba ilişkileri, sınıf ve arkadaşlık- dostluk, kıdem veya politik iktidara dayalı olarak değil, kişilerin yetenek, birikim, uzmanlık ve performansına dayanması demektir. Toplumumuzda liyakatın öne çıkarılması çağrısı, Sosyal Darwinizm savunuculuğu değil, toplumda dengesizliklerin giderilmesi, sosyal adalet ve demokrasi ilkelerinin yaşama geçirilmesinin gereğidir.
Son günlerde kamuoyunda ve özellikle üniversitelerimizde rahatsızlık yaratan ‘öğrenci affı’ bu konuda çarpıcı bir örnektir. Daha önce ilişiği kesilen öğrencilerin, siyasi bir kararla tekrar bu kurumlara döndürülmeleri fırsat eşitliği ilkesi ile izah edilemez ve başka ülkelerde örneği görülmeyen bir uygulamadır.
Üniversiteler, bürokratik yapılaşmadan uzak durulması gereken kurumlardır. Bu nedenle, son yıllarda ülkemizde üniversitelerin akademik ve idari kararlarını merkezi kurallara bağlama yönündeki düzenlemelerin, liyakatı olumsuz yönde etkilemesi hiç de şaşırtıcı değildir. Araştırma görevlisi, okutman, uzman atamaları için getirilen yönetmeliğin, ihtiyaca uygun nitelikte eleman alımını önlediği açıkça ortadadır. İdari personel yükseltmeleri için getirilen sınav sisteminin sonuçları da, objektifliğin işlevsel olmadığını göstermektedir.