YAZARLAR
KORHAN YAZGAN
AKP=DTP Mİ? | AKP=DTP Mİ? |
|
|
|
| Yazan Korhan Yazgan | |||||||||
| Çarşamba, 02 Eylül 2009 | |||||||||
|
Batı sömürgeciliğinin Ortadoğu ve Asya’da hâkim olabilmesinin yolu Osmanlı Devleti’ni parçalamaktı. Bu amaçlarına yaptıkları oryantalist çalışmalar sonrasında ortaya çıkarılan farklılıkların kaşınması yoluyla ulaştılar. Ancak Osmanlı’nın mikro milliyetçilikle parçalanmasının ardından Batı sömürgeciliği erk kaynakları üzerinde tam hâkimiyetini kurabilmiştir. Osmanlı’nın merkez parçası olan Türkiye’yi, bölme hayalleri milli kurtuluş mücadelesi ile yıkılan Batılı devletler bu emellerinden vazgeçmemişler sadece ertelemişlerdir. Sevr’deki Mustafa Kemal tarafından engellenen emellerine bölücü terör, etnik Kürtçülük hareketi, Kıbrıs sorunu ve sözde Ermeni soykırımı iddiaları ile ulaşmaya çalışmaktadırlar. Kendi orduları ile yapamadıklarını içerdeki ve Türkiye çevresindeki unsurları kullanarak ulaşmaya çalışmaktadırlar. Bu amaca ulaşmak için en önemli engel olarak görülen TSK ve milli devlet yapısı temel hedef olarak kabul edilmiştir. TSK’nın yıpratılmaya çalışılması somut olarak bölücü terörle yapılırken, diğer yandan içerde dış güdümlü cemaat ve liberal solcu oluşumlar tarafından atılan iftiralarla devam etmektedir. Milli Devlet’in ortadan kaldırılması amacı da yine aynı merkezler ve küresel güçler tarafından yürütülmektedir. Masonların ve küresel kıraliyetçi merkezlerin Dünya’yı daha kolay yönetebilmesi için büyük iktisadi ve kültürel güç odaklarını parçalaması gerekmektedir. Bu sebeple Osmanlı’dan ayrılan ikinci büyük ülke olan Yugoslavya bölünmüş, diğer bir önemli güç olan Irak da bölünmektedir. Masonik amaçlar doğrultusunda hazırlanan Vilson kabulleri (Wilson prensipleri) aslen 3.Dünya ülkelerini bölüp, parçalayıp, yönetmeyi hedef almaktadır. Bu sebeple milli devlete karşı olan her fikir ve hareket sonuç itibariyle masonik amaçlara ve küresel sömürgeciliğe hizmet etmektedir. Türkiye’de etnik ırkçılığın yabancı devletler tarafından desteklenmesi gayet doğaldır. Biz buna kesinlikle şaşırmıyor hatta kızmıyoruz. Aksine verilen bu destekler milliyetçi ülkülemi doğrulamaktadır çünkü milliyetçi görüş, Dünya’yı sınıflar ya da dinler mücadelesi olarak değil milletler mücadelesi olarak kabul eder. Bir devletin başka bir devleti küçültmek istemesi ve kendi egemenliğini genişletmek istemesi, beklenmesi gereken bir olgudur. Bu olguya karşı hazırlıklı olmak ve önlem almak da devletin en asli görevlerindendir. Türkiye’nin milletsizleştirme süreci dış güçler ve işbirlikçileri tarafından yürütülmüştür. Küresel sermaye , desteklediği liberaller, demokratlar, liberal sol, etnik ırkçı hareketler ve cemaatlere sürekli olarak mozaiklik kavramını kabul ettirmiştir. Bu oluşumların etki ajanları tarafından oluşturulan öğretilerin tornasından çıkan yeni kuşak ise bilerek ya da bilmeyerek bu yabancı görüşlerin yılmaz savunucusu olmaktadırlar. Önceleri Batılı siyasetçiler ve Batı’nın kalemşörleri tarafından dillendirilen Türkiye’nin etnik mozaik olduğu gibi görüşler ne acıdır ki artık devletin makamlarını işgal edenler tarafından kabul görmektedir. Bu sonuç, sömürgeci devletlerin Türkiye üzerindeki etnik kabullendirmelerinde başarılı olduğu, yabancı propogandaya karşı devletin kendi kuruluş felsefesini benimsetecek kurumlarının işlemesi gerektiği gibi işlemediğini göstermektedir. Türkiye’de etnik Kürtçülerin desteklediği DTP ile Akp’nin Güneydoğu sorununa bakışı üç aşağ beş yukarı aynıdır. Akp’nin DTP’den farkı olarak Türkiye’deki başka etnik kimlikleri de kaşıması gösterilebilir. Erdoğan’ın hapis cezası aldığı ve şiir okudu diye cezalandırıldı diye gösterilen konuşmasındaki asıl ceza hükmü şu cümleleriydi ; ‘Kürt, Arap, Çerkez ayrımı yapılamaz. Çünkü bütün insanların birleştiği çatı İslam'dır. Türkiye'deki ırk ayrımına kesinlikle son vereceğiz. Bunu bu hale getirenler utansın.’ Böylece kitleleri devlete karşı tahrik etmişti. Erdoğan’ın Türkiye’de ırk ayrımı olduğuna ilişkin başka demeçlerine de rastlamak mümkündür. Burdan anlaşılan Erdoğan, Türk kimliğini de etnik kimlik olarak algılamaktadır. Türkiye’de Türk milliyetçiliği birleştirici ve kapsayıcıdır, diğer etnik milliyetçilikler ise bölücüdür ve nihai hedef olarak ayrı bir devlet kurmayı amaçlar. Türkiye’de insanların ayrımcılığa uğradığı ise yalandır. Türkiye’de herkes yasalar çerçevesinde her haktan eşit olarak yararlanmaktadır. Milletvekili, Başbakan hatta Cumhurbaşkanı seçilebilmektedir. Örneğin Fıransa’da bir Arab’ın Cumhurbaşkan’ı seçilmesi olanaksız olarak görülmekteyken, Türkiye’de Arap ya da Ermeni bile Cumhurbaşkan’ı ya da Başbakan olabilmektedir. Fıransa’da Afrikalılar ve Araplar Fıransız, Almanya’daki Polanyalılar ve Sırplar Alman sayılmaktadır çünkü ulus devletlerde etnik kimlik aranmaz. Bu Avrupa devletleri kendi ülkelerinde örneğin üst kimlikleri vatandaşlarına kabul ettirip örneğin Afrikalı olan Terri Hanri’ye Fıransız, Polanyalı Podolski’ye Alman ya da Boşnak Zılatan İbrahimoviç’e İsveçli olarak tanımlarken, Türkiye’de etnik kimlik sorgulaması yapılmasını teşvik etmektedirler. Batı’nın bu ikiyüzlülüğü görmeyen siyasiler Türkiye’yi milletsizleştirme ihanetine imza atmamalıdır. Akp, Amerika’nın Türkiye’de iktidara getirdiği Özal’ın yolunda adım adım ilerlemektedir. Gelinen nokta Kürt milli kimliği inşasına kadar uzanmıştır. Tv yayınları ile farklı dilleri konuşan bölgeler Kürt kimliği altında birleştirilmektedir. Bazı yazarlar ise boş durmamakta, bölücü başı Karayılan’ın taleplerini manşetlere kadar taşımaktadırlar. Geçtiğimiz günlerde Akp tarafından ortaya atılan ve Abdullah Gül tarafından da desteklenen açılıma göre dağlardaki Atatürk’ün özdeyişleri ve ‘önce vatan’ gibi sözlerin silinmesi, Türkçe köy adlarının yerine Kürtçe köy adlarının verilmesi gibi öneriler gündeme getirilmiştir. Kürtçe konuşurken isteyen zaten Kürtçe adını kullanırken bu yapılana ne gerek vardır? Bu,Türkiye’yi resmen Kürtleştirmek değildir de nedir? Hangi zihniyet ‘önce vatan’ ve Atatürk’ün özdeyişlerinden rahatsız olmaktadır. Lozan’ı tanımayanların kuyruklarına soruyorum. Bu tavizler nereye kadar gidecek? Köy adlarını Kürtçeleştirmek isteyenler, yarın İstanbul Konstantinopol, İzmir Symeria , Konya İkonya, Ağrı Ararat, Diyarbakır Amet, Çukurova Kilikya olsun diye gelen talepler karşısında ne yapacaklardır? Görülen odur ki bugün Kürtçülerin taleplerine teslim olanlar yarın Ermeni taleplerine de teslim olacaktır. Diğer taraftan düşünmek gerekir, bu değişiklikler yapılınca yöre halkına ne katkısı olacak? Halk zenginleşecek mi, eğitim seviyesi mi artacak, kan davası mı bitecek, aile yapılandırılması mı sağlanacak, işsizlik mi bitecek? Tabii ki hayır. O halde bu kadar tartışma ne içindir? Akp’nin yukardaki eğitim, üretim, araştırma-geliştirme, işsizlik gibi birçok ana mesele üzerinde durması gerekirken başka işlerle uğraşması ne vahimdir! Her ülkenin bir anayasası, bir bayrağı ve bir resmi dili vardır. Bir ülkede dil, gönülleri birleştiren, ticareti sağlayan, insanları kaynaştıran ve yakınlaştıran en önemli olgudur. Bir ülkenin dil birliğini bozmak o ülkenin milli birliğini bozmaktır ve nihayetinde parçalamaktır. Türkiye’nin dil birliğini bozmaya çalışan her girişime karşı durmak her Türk vatandaşının asli görevidir. Favori olarak ekle (38) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 576
|
|||||||||
| Son Güncelleme ( Çarşamba, 02 Eylül 2009 ) | |||||||||
| ODTÜ davasında tahliye çıkmadı Serkan Özkan 09-11-09 04:08 |
| Cvp:POSTALLA GELDİ İSYANLA GİDECEK Süleyman Sarı 05-11-09 03:40 |
| POSTALLA GELDİ İSYANLA GİDECEK Serkan Özkan 04-11-09 03:53 |
| Olay yok |
![]() |
|
![]() |
|
![]() |
|
![]() |
|
| « | < | Şubat 2012 | > | » |
| P | S | Ç | P | C | C | P |
| 30 | 31 | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 |
| 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 |
| 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 |
| 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 |
| 27 | 28 | 29 | 1 | 2 | 3 | 4 |
| ODTÜ'lü Öğrencilerden Kardeş O... |
| siz erzurum/şenkaya gelmiştiniz ben bütün ablalarıma ve abi... |
| 16/03/11 23:05 |
| Devamını oku |
| Yorumlayan mertcan bülbül |
| DEVRİMCİLİK VE DEVRİMCİLER |
| yayın organlarından bulduğunuz kulaktan dolma bilgilerle bur... |
| 07/11/10 13:53 |
| Devamını oku |
| Yorumlayan hackeer |
| İade-i İtibar |
| thyo hakkında okuduğun kitapların gerçek olduğunu varsayarak... |
| 03/10/10 03:15 |
| Devamını oku |
| Yorumlayan EFEKAN DEMİR |
| BENİM OĞLAN Bİ TANE VURMUŞ |
| Igrenc bir olay. Babanin ve oglun kalitesi ortada. Gericilik... |
| 22/09/10 18:10 |
| Devamını oku |
| Yorumlayan Akif Armagan |
| 199 kayıtlı üye |
| 0 bugün |
| 0 dün |
| 0 bu hafta |
| 0 bu ay |
| En son üye: |
Sevoo |