Kayıp Parola? Hesabınız yok mu? Kayıt olun
  • Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
Üye Menüsü
ANASAYFA arrow GÜNLÜKLER arrow Gündem arrow Basının da hesap vereceği gün gelecek
Basının da hesap vereceği gün gelecek PDF Yazdır E-Posta
Yazar Oray Eğin   
16 07 2008

Dünkü Sabah’ın başyazısında Mehmet Barlas, yaşanan kaos ortamında herkese yol gösterecek aklıselim satırlar kaleme almıştı. Okuyunca kendi gazetesindekilerin bu satırlardan ders alıp almayacaklarını düşündüm:

“Yıl 2008... Türkiye’nin artık kendisini geçmişinden sıyırıp, yarına dönük yaşamasının zamanıdır. Bu arada ‘Hukuk’ kavramını da eskisinden farklı algılamamız gerekiyor. Söylentiler ve hatta iddianameler bile, ‘Suçluluk’ için yeterli değil. Nasıl dini siyasete karıştırmak yanlışsa, siyaseti hukuka karıştırmak da aynı ölçüde yanlış. Nasıl bir iktidarı beğenmeyip, onun sona ermesini istemek darbecilik değilse, El Kaide ve Hizbullah gibi global ölçekte din temelli şiddet örgütleri varken, bir ülkenin demokratik yolla seçilmiş siyasi partisini ‘Rejim düşmanı’ ilan edip kapatmaya çalışmak da herhalde Cumhuriyetçilik değildir. Ama karşıt görüşler birbirlerini önce suçlu ilan edip, yargı kararını daha sonra bekledikleri sürece, bütün bu akıl dışılıklar sona ermeyecektir. Herkesin kendi savcısı olacak, her kesim yargı kararı beklemeden iddianameleri ‘Karar’ gibi sunmaya çalışacaktır. Burada en büyük sorumluluk yargıçlarımızın omuzlarında. Bu kafa karışıklığından ancak onların gerçekten adil ve doğru kararlarıyla çıkabileceğiz. Dileriz yargıçlar da, kendilerini savcıların yerine koymazlar. Çünkü şu anda herkes kendini savcı sanıyor.”

Barlas’ın bahsettiği ve kendini savcı sananların başında Türk medyası gelmiyor mu? Özellikle de Sabah gazetesi bu süreçte son derece yaralı bir görüntü çizmiyor mu? Hatalı habercilik, yanlış yönlendirmeler bu gazetenin prestijini günden güne azalttığı gibi, okur da kaçıyor.

İddianamenin açıklanmasıyla nispeten rahatlamış olmamız gerekiyor. Tam 13 aydır Türkiye belirsiz bir kaosun için sürükleniyordu ve Kristal Gece misali korku operasyonlarıyla insanlar damgalanıyordu. Ancak, açıklanan iddianame hukukun işleyişiyle ilgili kimi soru işaretleri de oluşturdu.

Bu davanın süresiyle ilgili herkesin soru işaretleri var. 10 yıllık bir davadan bahsediliyor; bir kuşak değişmesi demek bu. Davanın ciddiyeti de, etkisi de, inanılırlığı da kaybolacak.

Ama kesin olan şu ki, gün gelecek bugünlerde yargısız infaz yapan basından bunun hesabı sorulacak. Bir kısım gazeteler, Türkiye buna benzer süreçleri hiç yaşamamış, hiç haber sızdırılmamış, basın hiç yanıltılmamış gibi davranıyorlar. Oysa en yakın tarihli benzetmeyle 28 Şubat’taki dezenformasyonun benzeri bir süreç yaşadık 13 ay boyunca.

Bir gün Ergenekon davası sonuçlandığında pek kimse bugünkü ortamı hatırlamayacak, büyük ihtimalle bugünkü dezenformasyonda payı olanlar da görevden alınmış olacaklar ama tarih elbette bu gazetelerden hesap soracak.

Bunu bile bile gazetecilik mesleğini bu kampanyaya alet edenler ne düşünüyorlar acaba?

İddianamenin açıklanması bu açıdan da sevindirici oldu. İddianamaye dair kimi farazi haberler, sızdırılmalar, komplo teorileri bir anlamda son bulmuş oldu. Basının kendi kendilerine fantezi haber yazma süreci kapanmış oldu; en azından bir süreliğine.

 

--------------------------------------------------------------------------------

 

Kürdenraus!

Bundan birkaç ay önce Alaçatı’daki yerellerden birinin ensesinde dikiş ve bandaj görünce ne olduğunu sormuştum. Bir gece önce kavgaya karışmış ve bıçaklanmış tam ensesinden. Kavganın neden çıktığını sordum, verdiği tek cevap “Kürtlerle kavga ettim” olmuştu. Az gelişmiş bir kasabanın az gelişmiş bir gencinin verdiği ilkel ve milliyetçi bir tepki diye geçiştirdim, sonra da bu kavgayı soruşturdum.

Çarşıdaki bir dükkanın sahibi Kürt’müş ve Alaçatı’daki kimi gençler onlardan hoşlanmıyormuş. Kış aylarında da, yaz başında da bu tür gerginlik çıkıyormuş. Neden sorusuna aşağı yukarı herkesin yanıtı aynı: Kürt oldukları için.

Böylesi bir zenofobinin açıklaması olabilir mi?

Sadece çarşıdaki az gelişmiş çocuklar değil, Alaçatı’da aklı başında olduğunu düşündüğümüz kimi insanlar da Kürtlerin gelmesinden şikayetçi galiba. Bu yönde yüksek sesler yükseliyor. Kürt dükkan sahiplerine baskı yapıldığı, hayatın zorlaştığı konuşuluyor.

Anlayacağınız Alaçatı’da gizliden gizliye bir terör yaşanıyor. En enteresan olanıysa, yerel güvenliğin mağdurun tarafını tutmaması.

Bırakın Ergenekon’u ya da parti kapatmayı, Türkiye’nin öncelikli sorunu budur: Küçük insanın ırkçılığı. Bu bütün diğer gelişmelerden daha tehlikelidir.

Bu olan bitene seyirci mi kalacağız? Irkçılık tam da böyle kıvılcımlardan, mikro provokasyonlardan beslenip büyümez mi? Yarın öbür gün hepimizi sardığında erkenden tedbir alınmamasının bedelini ödemeyelim.

http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=123807,10,6 


Favori olarak ekle (22) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 277

  Bu yazıya ilk yorumu yazın

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
BBCode:Web AddressEmail AddressBold TextItalic TextUnderlined TextQuoteCodeOpen ListList ItemClose List
Yorum:

Güvenlik kodu:* Code
Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.

 
Advertisement

ETKİNLİK TAKVİMİ

« < Ocak 2009 > »
P S Ç P C C P
29 30 31 1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 30 31 1

Fotoğraflar


İşte ODTÜ

Son Yorumlar

Türk-Japon İletişim Topluluğu ...
iletişim kurabileceğim bir numara alabilme imkanım varmı?mai...
29/12/08 17:25
Devamını oku
Yorumlayan ebubekir sorgun

PERUK OMZA!
insanların düşüncelerini değiştirmek gerçekten çok zor..bu ...
28/12/08 14:59
Devamını oku
Yorumlayan ayşe

PERUK OMZA!
insanlara birseyleri kabul ettirmek kadar zor birşey yok bu ...
28/12/08 14:37
Devamını oku
Yorumlayan Ayşe

ODTÜ 23 EKİM YÜRÜYÜŞ ÜNDEN ODT...
Pkk karşıtı eylem adı altında şoven duyguları kabartan herke...
28/12/08 00:54
Devamını oku
Yorumlayan Marksist Fikir Topluluğu sempa

İSTATİSTİK

157 kayıtlı üye
0 bugün
0 dün
0 bu hafta
0 bu ay
En son üye: melmac offline

SİTEDEKİLER

Çevrimiçi Üye Yok
Merhaba Hoşgeldiniz

Erdoğan'a İTÜ'de protesto

Sponsor Reklamlar

Günün Sözü

Yunan serpuşu olan fesi giymek uygun olur da, şapkayı giymek neden olmaz? Ve yine onlara, bütün millete hatırlatmak isterim ki, Bizans papazlarının ve Yahudi hahamlarının özel elbisesi olan cübbeyi ne vakit, ne için ve nasıl giydiler?
Kemal Atatürk - 1925