Şifremi unuttum ! Siz de bize katılır mısınız ? Kayıt Olun
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
Üye Menüsü
ÇÖZÜM VE HUKUK PDF Yazdır E-Posta
Yazan Fevzi Fırat Gözüyeşil   
Salı, 12 Şubat 2008

Başörtüsüne ilişkin siyasal tartışmanın tarafı olmak zorunda değiliz.
 
Söz konusu tartışmanın temelinde hukuk, siyaset bilimi, sosyoloji ya da toplum piskolojisi gibi temel bir takım sosyal disiplinler olması gerekirken, kamuoyunda alevlenmiş ve yürütülegelen tartışmalarda daha ziyade provakatif ve magazinel hususlar ön plana çıkmıştır.
 
Bu tartışmaların temelinde bir sosyolojik vaka ve buna bağlı olarak gündeme getirilen bir hukuki düzenleme vardır.
 
Modern Hukuk disiplininin en temel işlevi, uyuşmazlıkları çözmek suretiyle toplumsal barışı sağlamak ve bireylerin kendilerini gerçekleştirmelerine imkan tanımak suretiyle müreffeh bir toplum yaratmaktır. 
 
Hukuk, uyuşmazlıkları çözerken bir takım dengeleri gözetir, ve uyuşmazlığın bütün taraflarını mümkün olan en büyük ölçüde tatmin etmeye çalışır.
 
Somut olayda uyuşmazlık nedir ? Önce bunu tespit ederek başlayalım.
 
Belirli bir toplum kesiminin yükseköğretim kurumlarına (siyasal ya da dini saiklerle) başörtülü olarak girmek istemesi ve diğer bir toplum kesiminin bunu devletin güvenliği ve rejimi için tehlike olarak algılaması, temel uyuşmazlık olarak karşımıza çıkıyor.
 
Bu noktada cevaplamamız gereken önemli bir husus var. Başörtülü insanların, bunu siyasal saiklerle mi yoksa inançları gereği mi başlarını örttüklerinin ne kadar önemli olduğudur.
 
Teoride bunun çok önemli görülebileceği bir gerçektir. İnançları gereği başörtüsü örten insanların, yüksek öğrenim haklarının ellerinden alınması, temel hak ve özgürlüklere çok ciddi bir müdahele olur. Ve bu müdahelenin şimdiye kadar bir kanuna dayanmadan gerçekleştirilmesi de anlaşılabilir bir uygulama değildir.
 
Fakat başörtüsünün siyasal saiklerle kullanılması konusu biraz daha farklıdır. Bunun özgürlükler çerçevesinde değerlendirilemeyeceği iddiası da kayda değerdir. Yükseköğretim kurumlarının temel amacı öğretim faaliyeti gerçekleştirmektir. Bu noktada, takılan başörtüsü, (giyilen parka, ya da bırakılan bıyık) öğrenciler arasında bi takım ayrışmalara yol açıyor ve bu ayrışmalar esas amaç olan öğretim faaliyetini olumsuz yönde etkiliyorsa, bunun yasaklanması temel hak ve özgürlüklere müdahele anlamına gelmez.
 
Fakat pratikte bunu tespit etmemiz mümkün değildir. Kimin hangi sebepler başını örttüğünü bilmemiz olanaksızdır.
 
Kanaatimizce başörtüsü serbestliği, laiklik ilkesine bir aykırılık teşkil etmemektedir.
 
 Anayasa’nın 2. maddesinin gerekçesinde de vurgulandığı gibi;

“Hiçbir zaman dinsizlik anlamına gelmeyen laiklik ise, her ferdin istediği inanca, mezhebe sahip olabilmesi, ibadetini yapabilmesi ve dini inançlarından dolayı diğer vatandaşlardan farklı bir muameleye tabi kılınmaması anlamına gelir.'' 

 
İşte Anayasamızın ve genel manada Türk Anayasa Hukuku'nun temel laiklik anlayışı bu şekilde ifade edilmektedir.
 
Ancak yukarıda da ifade ettiğimiz gibi, uyuşmazlığın çözümünde bütün tarafların tatmin edilmesi ve rahatlatılması gerekmektedir. %30-35 'lik bir toplum kesiminin bu düzenlemye ilişkin olarak devletin rejimi aleyhine sonuçlar doğuracağını düşünmesi ciddi bir problemdir ve bunun bir an önce halledilmesi gerekir.
 
YÖK Kanunu'nda öngörülen 17. madde bu amaca yönelik bir düzenleme olarak karşımıza çıkıyor. Başörtüsünün bağlama şekline ilişkin düzenleme, kimileri tarafından çok önemsiz ve teferruat olarak görülebilir fakat, toplumsal barış noktasında kayda değer kazanımlar getireceğini umuyoruz.
 
Velhasılı kelam, söz konusu tartışmalara, steril laik bir bakış açısıyla yaklaşarak dini hassasiyetleri olan toplum kesimlerini bu şekilde rahatsız yaşamaya daha fazla mecbur edemeyiz.
 
Yine aynı şekilde, siyasal islamcıların çoğu zaman yaptıkları gibi, sıkı bir ajitasyon ile mücadelenin Müslümanlarla din karşıtları arasında olduğunu ima etmek dahi, toplumsal barışa ve milli bütünlüğümüze sıkılmış bir kurşun olacaktır.  
 
Hangi fikri benimsersek benimseyelim, mücadelemizi hukuk kuralları çerçevesinde yapmak mecburiyetindeyiz. TBMM'nin İradesi ortadadır ve bununla mücadelenin yolları bellidir. Siyasal iktidarlara uygulanabilecek bazı baskı unsurları vardır. Medya baskısı, sivil toplum baskısı vs. gibi. Bunlar tamamen yasaldır ve siyasal iktidarın kamuoyu denetimini oluşturur.
 
Bu hukuki çerçevenin dışına çıkmaya çalışmak, toplumu buna sevketmeye yönelik açıklamalar yapmak bir kaos ortamına davetiye çıkarmaktan başka bir amaca hizmet etmez.
 
Unutmamak gerekir ki, bir hukuki düzenleme yürürlüğe girinceye kadar düzenlemeyi arzu edenlerindir. Fakat yürürlüğe girdikten sonra artık o mevzuat olur ve beğenen beğenmeyen, isteyen istemeyen herkesi bağlar ve hepimizin hukuku haline gelir.

 

Av. Fevzi Fırat Gözüyeşil sitemizin hukuk danışmanıdır.


Favori olarak ekle (59) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 857

  Yorumlar (3)
 1 Yazan Bu e-posta adresi spam botlar tarafından korunmaktadır, Görüntülemek için javascript açık olmalı. , 17-02-2008 15:21
Quote:
Ve bu müdahelenin şimdiye kadar bir kanuna dayanmadan gerçekleştirilmesi de anlaşılabilir bir uygulama değildir.  

 
buradan şu anki türban yasağının bir hukuksuzluk örneği olduğu sonucunu çıkarabilir miyiz?
 2 Yazan Bu e-posta adresi spam botlar tarafından korunmaktadır, Görüntülemek için javascript açık olmalı. , 18-02-2008 18:18
Evet şu andali türban yasağının hukuki olmadığını söyleyebiliriz;  
 
Fakat bu türban yasağının her hal ve şartta hukuksuzluk olduğunu göstermez.
 3 Yazan Bu e-posta adresi spam botlar tarafından korunmaktadır, Görüntülemek için javascript açık olmalı. , 28-03-2008 02:21
Sn. Gözüyeşil Bugünlerde ülkemizi gereksizce gerilime sürükleyen bu konuya güzel bir yaklaşımda bulunduğunuz ve hukuk çerçevesinde yaptığınız değerlendirmelerle konuyu aydınlattığınız için teşekkür ederim...

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
BBCode:Web AddressEmail AddressBold TextItalic TextUnderlined TextQuoteCodeOpen ListList ItemClose List
Yorum:

Güvenlik kodu:* Code
Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.

Son Güncelleme ( Çarşamba, 13 Şubat 2008 )
 
Merhaba              |  Hoşgeldiniz

TOPLULUKLARIMIZ

ETKİNLİK TAKVİMİ

« < Şubat 2012 > »
P S Ç P C C P
30 31 1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 1 2 3 4

Fotoğraflar


odtu27

Son Yorumlar

ODTÜ'lü Öğrencilerden Kardeş O...
siz erzurum/şenkaya gelmiştiniz ben bütün ablalarıma ve abi...
16/03/11 23:05
Devamını oku
Yorumlayan mertcan bülbül

DEVRİMCİLİK VE DEVRİMCİLER
yayın organlarından bulduğunuz kulaktan dolma bilgilerle bur...
07/11/10 13:53
Devamını oku
Yorumlayan hackeer

İade-i İtibar
thyo hakkında okuduğun kitapların gerçek olduğunu varsayarak...
03/10/10 03:15
Devamını oku
Yorumlayan EFEKAN DEMİR

BENİM OĞLAN Bİ TANE VURMUŞ
Igrenc bir olay. Babanin ve oglun kalitesi ortada. Gericilik...
22/09/10 18:10
Devamını oku
Yorumlayan Akif Armagan

İSTATİSTİK

199 kayıtlı üye
0 bugün
0 dün
0 bu hafta
0 bu ay
En son üye: Sevoo offline

SİTEDEKİLER

Şu anda 1 ziyaretçi çevrimiçi
Çevrimiçi Üye Yok