Şifremi unuttum ! Siz de bize katılır mısınız ? Kayıt Olun
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
Üye Menüsü
ANASAYFA arrow YAZARLAR
Yorum bildir

Sistem yöneticisine bu yorumu gönderdiğiniz için teşekkürler.
Lütfen bu kısa formu doldurun ve bildirinizi iletmek için Gönder düğmesine basın.

İsim:
 
E-posta:
 
Bu yorumu bildirme nedeni:
 
 
 

Yorum için sorular
Yazan Onurcan ÜLKER, 25-01-2008 12:11
Sayın Ersagun, sitenin yorum bölümü bir forum sayfası olmadığından ötürü, bunun son sözlerim olacağını bildiriyorum. Kanımca tartşmayı sakız misali uzattıkça uzatmak faydasızdır. Aşağıda yazılanları bir "cevap hakkı" olarak değerlendireceğinizi düşünüyorum. 
1-)Mustafa Kemal'in Lozan'a bakışı ile ilgili olarak ortaya koyduğum alıntılar kaynaklı-belgelidir. Bir tarafa 2008 TSK'sını, diğer tarafa 1923 Büyük Britanya ordusunu koyup, dönemin nesnel koşullarını gözardı ederek ne iç, ne dış politika üretilebilir. Dolayısıyla tartışmaya gerek yoktur.Yine Batılı emperyalistlerin gözünde Lozan'ın nasıl göründüğüne bakmak da cephemizi doğru tespit edebilmemeiz açısından faydalı olacaktır.Lozan ve Sevr ile ilgili sahip olduğum bilgiler de üstünkörü değildir. Sadece yukarda gördüğünüz yazının ilgili bölümlerinin ortaya konmasında 19 farklı kaynaktan faydalanılmıştır.  
2-) Yurtdışında bir örneği var mı, yok mu kapsamlı bir incelemem bulunmadığından ötürü ileri süremem, ancak en asından Türk siyasal yaşamında "İstiklal-i Tam" şiarını ilk ortaya atanın Mustafa Kemal Atatürk olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Bu sloganın izdüşümü olan program ise kendisini 1920 Halkçılık Beyannamesi, 1921 Anayasası, 1924 Anayasası, CHF 1931 programı, CHF 1935 programı ve Devrim Kanunları şahsında kendisini göstermiştir.  
3-)Ne sadece milliyetçi, ne sadece cumhuriyetçi, ne sadece halkçı ve ilh. olup, 6 okun diğer unsurlarını es geçmek ülkemize bir fayda sağlamaz. Dolayısıyla Atatürkçü veya Kemalist(Kamalist) Türkiye şiarı esas amacı ifade eder. Atatürkçü pratik(bizzat M.Kemal bunun bir "pratik" olduğunu ortaya koymuştur) milliyetçi,devletçi,devrimci,halkçı,laik ve cumhuriyetçi fikriyatın birliğini ifade eder. Bütün bu ilkeler de ancak "bağımsızlık" ekseninde ulusal yapıya uygun olarak şekillenebilir. Dolayısıyla müşterek programı belirlerken istiklal-i tamı merkez almak en doğru eylem olacaktır. 
4-)Son olarak ise bir "paranoyak" olmadığımı belirtmek istiyorum. Yukarıda sunulan haritlar yanlızca dikkate değer gördüklerimdir. Tüm bunlardan öte Pontus,Ermeni vb. soykırımı dayatmaları da, borsanın aşağı yukarı %75'inin yabancılar tarafından hakimiyet altına alınmış olması da yeni-Sevr'e pek de uzak olmadığımızı ortaya koymaktadır. Yine Rice'ın "Yeni ortadoğu"nun yartılma zamanı geldiği yönündeki açıklmamaları, BOP haritaları ve eşbaşkanlar yanyana konulduğunda da meselenin ciddiyeti daha net olarak belirmektedir. Unutmayınız, basın önünde Sevr'i bir "paranoya" addenlerin hiçbiri, ne Baskın Oran'lar, ne Hadi Uluengin'ler, ne ezcümle neo-liberal ve sahte-solcular sizin bağlı olduğunuzu düşündüğüm "vatanseverlik" anlayışına mensup değildirler. Bulunduğu cephe insanın kendisine yakıştırdığı etiket değil, söylem ve eylemleriyle ortaklaşım içine girdiği örgütlenmelerin ve kişilerin bulunduğu cephedir.Halkı, Türkiye'nin parçalanmasını talep eden yapıların yayınlarından yaptığı alıntılar ile uyaran ve bu sebeple de, yani yeni-Sevr planlarını açıkça ortaya koyduğu için, saçma sapan bir şekilde görüşlerinin tam aksi iddialarla yargılanan Muzaffer ilhan Erdost, bakın bir röportajda ne diyor: " Türkiye'nin yeni Sevr'e zorlandığını yazanları, yani beni de "paranoyak" olarak değerlendirenler kuşkusuz ilgi alanım içerisinde.(...) Bizi "paranoyak" olarak nitelendirenlerin "para-noyasına" gelince, bu benim çalışma alanım dışında kalıyor." Bütün bunları gözden geçirince, sizin bir takım Batı şakşakçısı "para-noyak"larla aynı fikirleri, hem de zıt bir söylemle savunmanız biraz garip kaçıyor. Haliyle bu konudaki görüşlerinizi de gözden geçirmeniz yerinde olacaktır.  
Ayrıca fikir ayrılıkları ne boyutta olursa olsun, akılcı bir üslupla yapılması gerektiğine inandığım politik tartışma zemininde küfür,hakaret, incitici söz ve ilh. kullanmanızı da yadırgadım. Üslubunuzu en azından benim fikirlerimi eleştirirken değiştiriniz. Zira tarihsel gerçeklikle ilgili en ufak bir tartışmada dahi bu yola başvurulması, güncel politik meseleleri "dokunulmaz" kılmaktadır.
Merhaba              |  Hoşgeldiniz

TOPLULUKLARIMIZ

ETKİNLİK TAKVİMİ

« < Şubat 2012 > »
P S Ç P C C P
30 31 1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 1 2 3 4

Fotoğraflar


Bankalar

Son Yorumlar

ODTÜ'lü Öğrencilerden Kardeş O...
siz erzurum/şenkaya gelmiştiniz ben bütün ablalarıma ve abi...
16/03/11 23:05
Devamını oku
Yorumlayan mertcan bülbül

DEVRİMCİLİK VE DEVRİMCİLER
yayın organlarından bulduğunuz kulaktan dolma bilgilerle bur...
07/11/10 13:53
Devamını oku
Yorumlayan hackeer

İade-i İtibar
thyo hakkında okuduğun kitapların gerçek olduğunu varsayarak...
03/10/10 03:15
Devamını oku
Yorumlayan EFEKAN DEMİR

BENİM OĞLAN Bİ TANE VURMUŞ
Igrenc bir olay. Babanin ve oglun kalitesi ortada. Gericilik...
22/09/10 18:10
Devamını oku
Yorumlayan Akif Armagan

İSTATİSTİK

199 kayıtlı üye
0 bugün
0 dün
0 bu hafta
0 bu ay
En son üye: Sevoo offline

SİTEDEKİLER

Şu anda 2 ziyaretçi çevrimiçi
Çevrimiçi Üye Yok