|
Sıradaki Komplo Teorisini Alalım? 
İki yıl öncesine dönelim. Sakin bir Mayıs günü kendini bilmezin birisi silahını alıp, kimi basın organlarınca da hedef gösterilmiş bir kısım Danıştay üyesini kurşuna diziyor. 1 yargı mensubu hayatını kaybederken, onbinlerce insanımız yasa bürünüyor. Buraya kadar mantıken bir sıkıntı yok, ancak olayın neden ve nasıl gerçekleştiği ile ilgili bir çok soru var akılda. Kimisi baskını yapan şahsın ruh sağlığında sorun olduğu için saldırıyı gerçekleştirdiğini söylüyor, kimisi de saldırıya uğrayan Danıştay 2nci Dairesinin türban kararlarına karşılık gerçekleşmiş olabileceğinden bahsediyor. Ancak insanın kanını dondurabilecek türden bir iddia daha var. Bu iddiada "Derin Devlet" denilen bir kavramın varlığından sözediliyor ve saldırıyı Derin Devlet'in, halkı AKP iktidarına karşı kışkırtma amacıyla gerçekleştirttiğinden bahsediliyor... Günümüze dönelim, bir süreden beri "Ergenekon" isimli bir örgüt ve bu örgütün sözde vatanseverlik uğruna gerçekleştirmek istediği çeşitli eylemler sürekli konuşulmakta. Basın'da çıkan haberlerden anladığımız kadarıyla Ergenekon, başı sonu belli olmayan bir örgüt, nereden ne şekilde yönetildiği, finansal kaynaklarını nereden sağladığı konusunda kimsenin bir bilgisi yok. Bu örgütü çökertmek veya hakkında daha fazla bilgi elde etmek için çeşitli operasyonlar düzenlenmekte ve aralarında emekli subayların, gazetecilerin siyasi kurum ve kuruluş üyelerinin de bulunduğu bir çok kişi gözaltına alınmakta. Geçmişte de siyasi veya siyasi olmayan bir çok örgüt için bir çok kişi gözaltına alınmış, gerekirse tutuklanmış, bu örgütü çökertmek ve toplum refahını sağlamak uğruna çalışmalar yapılmıştır. Ancak konu Ergenekon olunca iş biraz değişmiş durumda. Gözaltına alınan insanları incelediğimiz zaman bu kişilerin büyük bir çoğunluğu arasında ilginç benzerlikler ortaya çıkıyor. Gerek İlhan Selçuk, gerek Ergün Poyraz, gerekse daha birkaç gün önce gözaltına alınmış Sinan Aygün ve Mustafa Balbay'ın da aralarında bulunduğu kişiler AKP iktidarına karşıt tutumlarıyla geçmişte gündeme gelmiş insanlar. Bir diğer taraftan baktığımızda ise, bir çok emekli paşa ve generalin de aralarında bulunduğu vatanını ve milletini gerektiğinde silah kullanarak savunabilecek potansiyelde insanlar gözümüze çarpıyor. Bahsedilen Ergenekon isimli örgüt ilk olarak adı duyulduğunda bir önceki cümlemde bahsettiğim türde insanların içinde daha çok bulunabileceği tipte bir örgüt olarak basında adı çıkmıştı. Hatta Ergenekon'la benzerlik gösteren çeşitli örgütler hatta kurumlar basında haber edilmiş, sözde vatansever bu örgütlerden birkaç tane olabileceği defalarca vurgulanmıştı. Bugün gelinen noktada ise özellikle gözaltına alınan insanların, bahsedilen sözde vatansever türde insanlardan çok AKP karşıtı insanlar olduğu dikkatimizi çekiyor. Son zamanlarda baskınlar sonucu ortaya çıkan yeni bir "Kaos Planı"nın varlığından söz ediliyor. Bu kaos planına göre silahlı kuvvetler tarafından da destek gören Ergenekon, yargıyla AKP'nin arasını açmak ve darbe ortamı oluşturmak için çeşitli illerde eylemler yapacak, yargı mensuplarına suikastler düzenleyecekti, gerginlik ve huzursuzluk yaratacaktı. Danuştay Baskını'nın iddialarından biri ile bu kaos planı bir yönden çok benziyor. Danıştay Baskını'nda bir "Derin Devlet"den söz edilirken, bu Derin Devlet, Kaos Planı'na göre Ergenekon olmuş durumda. Kaos Planı sonucunda darbe olacak, AKP iktidardan indirilecek ve Sinan Aygün önderliğinde yeni bir siyasi parti kurulacak, Cumhurbaşkanı da Abdülatif Şener olacakmış. Ancak tam bu noktada işler karışıyor. Eğer ki böyle bir Kaos Planı hazırlanmış ve hedef de AKP iktidarı ise, darbe sonucu Cumhurbaşkanlığı'na neden milli görüş ve AKP kökenli bir kişi getirilmesi amaçlanmış? Bu soruyu kimsenin yanıtlayabileceğini düşünmüyorum. Yanıtlasa bile yanıtının yeterli olabileceğine inanmıyorum. Planın detaylarını inceledeğimizde bir çok basit mantık hatası ile karşılaşabiliyoruz. Yukarıda bahsettiğim en belirgin örneklerinden biri. Bana kalırsa bu Kaos Planı basit ve çirkin bir komplo teorisinden ibaret. AKP iktidarının hazırlamış olduğu bir komplo teorisi. Ergenekon eğer ki ilk ortaya atıldığı dönemdeki gibi aşırı vatansever ve milliyetçi bir örgüt ise zaten AKP iktidarı ile bu tarz bir kaos planı hazırlayacak şekilde çelişeceğini düşünmüyorum. Meclise baktığımızda AKP iktidarı ile işbirliği yapmaya şu ya da bu şekilde yanaşmış bir parti varsa bu partinin de milliyetçi kökenli bir parti olduğunu herkesin görebileceğini düşünüyorum. Ergenekon bana kalırsa halen aşırı sözde vatansever bir örgüt. AKP karşıtı olsa bile bu karşıtlığını bu tarz büyük ve kapsamlı bir Kaos Planı ile pekiştireceğini düşünmüyorum. Halka gösterilen şeklinde ise AKP karşıtı ve AKP'nin sözde reformlarını hatta Türkiye'nin gelişmesini istemeyen bir örgüt. Gözaltına alınan insanlara baktığımız zaman bunu gayet net bir şekilde anlayabiliriz. AKP Ergenekon'u kullanmakta ve maalesef ki bazı kesimlerden de intikam almak için kullanmaya devam edecek...
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
Favori olarak ekle (10) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 217
|
- Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
- Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
- Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
- 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
- Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
| |